12 Eylül PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 29 Ağustos 2010 22:56 Bu içerik 254 kez okunmuştur.
Baha Yılmaz tarafından yazıldı.
12 Eylül
Yaşadığımız günler hakikaten sert bir iklime tabi olmuş durumda. Hem sıcakların kendini 50 derecelerde hissettiren bunaltısı hem sertleşen siyasi üslup ülkeyi giderek daha sert bir iklime sürüklüyor.
PKK’nın eylemsizlik kararı alması, Hanefi Avcı’nın yeni kitabı... Heron tartışmaları… Karakol baskınları… Bütün bu tartışmaların ışığında sokakta masum ve saf kabul edilen ama bütün oyunun onun üstüne oynandığını bilmeyen ülkemin güzel insanı… Belki de, 12 Eylül günü sadece tarihin getirdikleri düşünülmeyecek. O gün Ramazan Bayramı’nın kutsal ikliminden çıkılmış olacak. Herkesin bildiği üzere o gün, bir dönem ihtilal yapmış olan cuntanın verdiği zararın tekrarının olmaması için çeşitli yayın organlarında, çeşitli yorumlar dinleyeceğiz: sanki bir dua bereketiyle…
O gün ülkemizin güzide gazeteleri farklı ama bilhassa farklı açılardan Kenan Evren’le görüşüp onun kanaatlerini demokrasinin bir nimeti olarak sunacaklar. O gün bazı çocuklar çalışmaktan fırsat bulmuş babalarının eteklerine yapışıp parklara koşacaklar. O gün bazı anneler sırtları iki büklüm olmuş bedenlerini, evlerin yalın duvarlarına yapışmış bedenlerini yanlarına gelen evlatlarına teslim ederek gündelik ölüm telaşlarından bir nebze olsun kurtulmak isteyecekler. O gün, 12 Eylül günü kimileri hayır, kimileri evet diyecek. O gün, 12 Eylül günü kimileri hiçbir şey demeyecek. Sadece susacak. Kendine bulduğu derin bahanelerle kıpırdamayacak. O gün, 12 Eylül günü bu ülkenin üzerinde yüzyıllardır beri gelen ama özellikle son yüzyılın en büyük sıkıntısı hiç dile gelmeyecek. Kimse bu ülkede, bu mümbit toprakların olduğu ülkede açlıktan sıkıntıya girecek insanların olduğunu konuşmayacak. Hiç kimse o gün, bu coğrafyada süregelen gelir eşitsizliğini konuşmayacak. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerin kenarlarında kurulmuş olan teneke ilçelerin nasıl ortadan kaldırılacağını konuşmayacak.
O gün sadece 12 Eylül konuşulacak...
Bu ay İnfomag, kapak konusu olarak değişen iş dünyasıyla birlikte bu değişimi gerçekleştiren genç iş adamlarına ve onların başarılarını mercek altına aldı. Bununla da kalmadı, bu alanda başarıları tescil olmuş duayen patronlardan tavsiyeler aldı.
Bu ay analiz sayfalarımız sizler için bir hayli dolu: profesyonel ordu kavramına farklı ve ayrık bir yaklaşımı bulabileceğiniz gibi, Global Ekonomi Sempozyumu’nu düzenleyen kurum olan Kiel Dünya Ekonomi Enstitüsü Başkanı’ndan global ekonomiye ait son bir değerlendirme çalışmasını, Galatasaray Stadı’nın son durumunu, Digitürk’ün yeni dönemde neler yapacağını da bulabileceksiniz. Tabi bu arada mali kural ve yabancı yatırımcıları unutmadık ve her iki haber iki önemli bölümümüzün açılış haberleri oldu.
Keyifle okumanız dileğiyle
Yaşadığımız günler hakikaten sert bir iklime tabi olmuş durumda. Hem sıcakların kendini 50 derecelerde hissettiren bunaltısı hem sertleşen siyasi üslup ülkeyi giderek daha sert bir iklime sürüklüyor. PKK’nın eylemsizlik kararı alması, Hanefi Avcı’nın yeni kitabı... Heron tartışmaları… Karakol baskınları… Bütün bu tartışmaların ışığında sokakta masum ve saf kabul edilen ama bütün oyunun onun üstüne oynandığını bilmeyen ülkemin güzel insanı… Belki de, 12 Eylül günü sadece tarihin getirdikleri düşünülmeyecek. O gün Ramazan Bayramı’nın kutsal ikliminden çıkılmış olacak. Herkesin bildiği üzere o gün, bir dönem ihtilal yapmış olan cuntanın verdiği zararın tekrarının olmaması için çeşitli yayın organlarında, çeşitli yorumlar dinleyeceğiz: sanki bir dua bereketiyle…

O gün ülkemizin güzide gazeteleri farklı ama bilhassa farklı açılardan Kenan Evren’le görüşüp onun kanaatlerini demokrasinin bir nimeti olarak sunacaklar. O gün bazı çocuklar çalışmaktan fırsat bulmuş babalarının eteklerine yapışıp parklara koşacaklar. O gün bazı anneler sırtları iki büklüm olmuş bedenlerini, evlerin yalın duvarlarına yapışmış bedenlerini yanlarına gelen evlatlarına teslim ederek gündelik ölüm telaşlarından bir nebze olsun kurtulmak isteyecekler. O gün, 12 Eylül günü kimileri hayır, kimileri evet diyecek. O gün, 12 Eylül günü kimileri hiçbir şey demeyecek. Sadece susacak. Kendine bulduğu derin bahanelerle kıpırdamayacak. O gün, 12 Eylül günü bu ülkenin üzerinde yüzyıllardır beri gelen ama özellikle son yüzyılın en büyük sıkıntısı hiç dile gelmeyecek. Kimse bu ülkede, bu mümbit toprakların olduğu ülkede açlıktan sıkıntıya girecek insanların olduğunu konuşmayacak. Hiç kimse o gün, bu coğrafyada süregelen gelir eşitsizliğini konuşmayacak. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerin kenarlarında kurulmuş olan teneke ilçelerin nasıl ortadan kaldırılacağını konuşmayacak. 
O gün sadece 12 Eylül konuşulacak...

Bu ay İnfomag, kapak konusu olarak değişen iş dünyasıyla birlikte bu değişimi gerçekleştiren genç iş adamlarına ve onların başarılarını mercek altına aldı. Bununla da kalmadı, bu alanda başarıları tescil olmuş duayen patronlardan tavsiyeler aldı. 

Bu ay analiz sayfalarımız sizler için bir hayli dolu: profesyonel ordu kavramına farklı ve ayrık bir yaklaşımı bulabileceğiniz gibi, Global Ekonomi Sempozyumu’nu düzenleyen kurum olan Kiel Dünya Ekonomi Enstitüsü Başkanı’ndan global ekonomiye ait son bir değerlendirme çalışmasını, Galatasaray Stadı’nın son durumunu, Digitürk’ün yeni dönemde neler yapacağını da bulabileceksiniz. Tabi bu arada mali kural ve yabancı yatırımcıları unutmadık ve her iki haber iki önemli bölümümüzün açılış haberleri oldu.
Keyifle okumanız dileğiyle