Kurallar Değil Bireyin Ahlak Bilinci Önemli
Perşembe, 29 Aralık 2011 13:00
Bu içerik 372
kez okunmuştur.
Müge Emirgil tarafından yazıldı.
Mimar Han Tümertekin’e göre kurallara uyarak da felaket işlere imza atmak mümkün. Bu bağlamda mimarın bireysel ahlaki ve sorumluluk bilincini daha çok önemsiyor.
“Ne olacak bu İstanbul’un hali?” dediğiniz hiç olur mu?
Bir mimarın, tasarımcının iyimser olması gerekir. Bugün şehrin, tarihin merkezindeki yapıların kıymetinin bilinmeye başlanması olumlu mesela. Bu kadar ilgin ve para varsa dikkatli olmak da lazım tabii... Oldukça mesleğini ciddiye alan bir mimar kuşağı var ama artık. Onların bireysel çabalarıyla bu dediğim tehlikenin kısmen bertaraf edileceğini düşünüyorum. Ben öyle imar, kurallar gibi genel şeylere değil bireyin, bu durumda tasarımcının, mimarın ahlakı ve sorumluluk bilincini önemserim. Kurallara çok uygun ama felaket şeyler de yapılabilir. Genellikle kurallara uygun şeylerin büyük bir kısmı sıradanlıktan da kurtulamaz. Kurallar, yasaklar en düşük düzeydeki algıya göre oluşturulur çünkü.
Karamsarlığa gerek yok yani?
Karamsar olunabilecek taraf ne yazık ki özellikle şehrin yakın çevresindeki yeni konut yerleşimlerinin neredeyse büyük bir kısmının bir çöp şeklinde saçma sapan bir iki sloganın görüntüsü şeklinde tasarlanıyor ve inşa ediliyor olması. Adında bile kafa karışıklığı var. İngilizce var, Türkçe var, eski Türkçe var. O kafa karışıklığının görüntüleri ve ne yazık ki onun içinde sürdürülecek talihsiz hayatları düşündüğümde de dehşete kapılıyorum. Mimar olarak değil bir insan olarak o anlamda bir felaket de bir yandan süregeliyor. Hep ille havuz başında uzanmış insanlar, hepsi gülüyor, çocuğunu omzuna almış bir adam doğada yürüyüş yapıyor, nasıl oluyorsa bilmem kaç katlı binaların arasında... O klişeler de mide bulandırıcı...
Devamı İnfomag Dergisinde...




