İK’nın Kısa Bir Tarihi...
Perşembe, 29 Aralık 2011 12:59
Bu içerik 195
kez okunmuştur.
Nesrin Akkaş Koçaslan tarafından yazıldı.
İş dünyası tarafından keşfedilişi biraz zaman alan İK bugün şirketlerin en değerli varlığı... Peki şirketler bunun ne kadar farkında?
Bir süredir yakından takip ettiğim insan kaynakları (İK) alanının Türkiye’de aslında çok kısa bir tarihi olduğunu idrak etmek biraz zamanımı almıştı. Aslında şaşıracak bir şey yoktu. Türkiye’de seksenli yıllarda gelişen iş dünyasında insan kaynağının ne ölçüde önemli olduğunun o yıllarda fark edilmesi elbette oldukça zordu. Zamanla sermayenin varlığını koruyabilmesinin sadece patronların elinde olamadığı, yine patronlar tarafından fark edildi. Daha da önemlisi global oyuncuların kurumsal yapılarının Türkiye’deki şirketlerce yakından takip edilmesiyle birlikte doksanlı yıllardan bu yana gelişti, İK. Her alanda olduğu gibi bu alanda da hızla gelişen Türkiye, pek çok ülkeyle yarışır hale geldi aslına bakılırsa. Bunu nereden mi anlıyoruz? İK’nın Türkiye’deki gelişimiyle kurulmaya başlayan danışmanlık şirketlerinin pek çoğu bugün ya yurt dışına açılmış ya da yurt dışında başka bir danışmanlık firmasıyla ortaklık kurmuş durumda... Danışmanlık şirketleri bugün dünyadaki deneyimleri, bilgi birikimlerini Türkiye’ye taşıyor, Türkiye’dekileri ise Türkiye’yi yakından takip eden pazarlara taşıyor.
Devamı İnfomag Dergisinde...



